Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 


Fatih Ortaokulu Tok Karınlar Projesi

Devamı
 

 

 

 

19 Mayıs Kutlu olsun !  

Devamı  

 
magazin

 

Göbeklitepede Kadın İzleri



  Devamı 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  26896302
Bugün Ziyaretçi :  6486
Aktif Ziyaretçiler :  63

23 NİSAN’IM

 

 
Üçüncü sınıftayım. 23 Nisan yaklaşıyor. Okulda bir telaş. Daha çok yavrukurt olunurdu biz küçükken. Bayılırdım o kıyafetlere. Ernesto Che Guevara model kahverengi bere, yakanın altından bağlanıp göğsümüze kadar inan fular, kemer, güzelce düğümlenmiş ip. Diğer ufak tefek aksesuarlar. Örneğin fuların iki ucunun içine sokulduğu aksesuar, minik yıldızlar falan.
Ne kadar çekerdi o giysiler beni. Bu yazıyı yazarken bakayım dedim üzerinden yarım asır geçmiş. Unuttuğum var mı? Eklenen var mı? Açtığım sayfada şu yazıyordu: Yeni yönetmeliğe göre düzenlenmiş izci kıyafetleri. Anladım onlar da “kim vurduya” gitmişler. Baktım ki etekler topuk hizasında değil hiç olmazsa. Devlet dairelerine kadar giren tesettür de henüz oraya kadar uzanamamış.
O yılıma dönecek olursam:“Kimler izci olmak istiyor?” diye sordu öğretmenimiz. “Ben,” diye atladım tabii. Resmigeçide de gidecekmişiz. Yaşasın! O güzelim selamı vereceğim yavrukurt olunca diye zıp zıp zıplıyorum sevinçten. Baş ve küçük parmaklarımızı avucumuzun içinde birleştirip üç parmağımızı bitiştirerek verilir ya o selam. Bende deneme üstüne deneme. Eve koşarak gidiyorum.
Okulla ev arası uzak. Şimdiki durak sayısına göre dört durak falan. Her gün o yolu hızlı adımlarımla giderken bir yandan da gelen araçlarla yarış yapar örneğin bir ağacı kendime hedef alıp şu ağaca kadar bana yetişemez diye adımlarımı daha sıklaştırırdım seçtiğim arabaya inat. Şimdi de öyle oyunlar yaparım yollarda.
Anneme konuyu pür telaş anlattığımda yüzü asıldı birden. “Kim bilir kaç paradır?” dedi. Hiç düşünmemiştim bunu. Velilerinize neden söyleyin demişti öğretmeniz o zaman anladım.
Akşam babama açıldı konu. Olmazmış… Küstüm. Hem de çok. Bütün gece ağladım. Kahvaltı da yapmadım sabah. Okula gittiğimde öğretmenimle göz göze gelmekten hep kaçındım. Bir de baktım teneffüste öğretmenim annemle konuşuyor. Beni görünce hemen yanına çağırdı ve anneme “Böyle bir öğrenciye yavrukurt kıyafeti alınmaz mı?” demesin mi. Havalardaydım. Annem de öyle tabii. O sırada parayı falan unutmuş; kasım kasımdı..
Alındı yavrukurt kıyafetim. Günlerce seyrettim. Kız kardeşim aksesuarlarla oynamak falan istedi ama verir miyim hiç. Okulun bahçesinde resmigeçit provaları yaptık. Tabii o siyah önlüklerle. İlk kez 23 Nisan’da giyecektim yavrukurt giysimi ama evde kaç kez giydiğimi hatırlamıyorum. Beresinin lastiği o zamanlar ilkokul birinci sınıfa giden kardeşimin elinden çekiştirirken koptuğunda dünya başıma yıkıldı sanmıştım. Neyse annem tamir etti onu.
23 Nisan sabahı geldi. Anneannem ve kardeşimle kaldığım oda iyice serinlemişti. Dışarıdan cama hızla vuran yağmur damlaları sanki yüreğimi deliyordu. Annem “Bugün hiçbir yere gidilmez,” dedi. “Resmigeçit falan olmaz bu havada,”. “Olur, olacak!” dedim. Hemen giydim yavrukurt kıyafetimi. Annem çıkarttırdı zorla. Altına bir kazak giydirdi. Boğazlı üstelik. Sarı sarı göründü yavrukurt kıyafetimin altından. Yapacak bir şey yoktu. Okula gittiğimizde kocaman bir otobüs bizi bekliyordu. Bindik, indik. Tekrar bindik. Otobüsün camlarının buğulanması gözlerimin buğulanması yanında hiç kalıyordu. Yağmurun kesileceği yokmuş. Resmigeçit iptal edilmiş. Son defa indik otobüsten. Kalbim kırık. Üzüntülüden öteydi halim. En son hatırladığım kare otobüs koltuğundan dışarıya ümitsizce bakışımdı.
Bu hüsrana uğradığım ilk seneydi. Sonraki sene yine aynı olaylar oldu. Daha sonraki seneyi bekledim heyecanla. Bu sene yağmazdı artık yağmur değil mi? İlkokul bitiyordu artık. Ama
yavrukurt kıyafetim bana küsmüştü bu kez. Olmuyordu işte. Küçülmüştü. Üzüldüm mü? Şerbetlenmiştim artık. Üzüldüm sadece, kahrolmadım.
Ne zamana kadar… O sene o yavrukurt kıyafetimi kardeşim giyinceye kadar. Salına salına resmigeçitte yürüyünceye kadar. O izci selamını verinceye kadar. Hatta benim çektiremediğim fotoğrafı çektirene kadar…
Annem her seferinde “Kısmet işte,” dedi. Ama ben unutmadım bu kısmeti. Zaten albümdeki sırıtarak yürüyen yavrukurt kıyafetli kardeşimin fotoğrafı da unutmama fırsat vermiyor hiç.
Ceyda Sevgi Ünal
 
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  23.4.2022
İzlenme:  99
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
BİBER DOLMASISevgi Ünal [ 11.4.2022 Devamı
14 MART TIP SUSKUNLUĞUSevgi Ünal [ 14.3.2022 Devamı
KADINMIŞIMSevgi Ünal [ 7.3.2022 Devamı
REZİDANSTAN MAHALLE ARASINASevgi Ünal [ 22.2.2022 Devamı
REZİDANS KADINIYIM ARTIKSevgi Ünal [ 5.1.2022 Devamı
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde kurulan Halı-Kilim Müzesi'nde, hem bölgenin en önemli el sanatları arasında yer alan halı ve kilim dokuma kültürü tanıtılıyor hem de unutulmaya yüz tutan sanat aslına uygun olarak yaşatılıyor. 

Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ATATÜRK'ÜN VASİYETİ VE HİLAFET FEDERASYONU
Hüseyin TOPRAK

“ONURLU DÖNÜŞ” “GÖNÜLLÜ GİDİŞ” OLUR MU?
M. Yahya EFE

19 Mayıs Kutlu Olsun !
Harika ÖREN

EY GENÇLİK MİRASINA SAHİP ÇIK!
Belma Demir AKDAĞ

ÇEMBER DARALIYOR
Ahmet GÖKSAN

DÜZENİN YENİSİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Metin Mercimek

TOPRAK ANA
Sevgi Ünal

23 NİSAN’IM
Arzu KÖK

MAYIS
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Fevziye ŞİMDİ

ÇANAKKALE
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

3 Nisan ve Mülteci Çocuklar
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

NEREYE GİDİYORUZ?
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam