Sevgili okurlarım, Türkoloji dünyasının tanınmış simalarından biri olan Türkoloji Alimi Kilisli Muallim Rif’at Bilge’yi aramızdan ayıran ölüm, tarih sayfalarına 63. yılını da ekledi.
Bugünkü yazımda sizlere, Kilisli Muallim Rif’at’ın kısaca hayatından ve eserlerinden söz etmek istiyorum;
Türkoloji dünyasının tanınmış simalarından biri olan Kilis’in yetiştirdiği büyük Türk dil bilgini Muallim Ahmet Rif’at Bilge, Türk diline hizmet etmiş ilim adamlarımızdandır.
1874 yılında Kilis’in Cedit Mahallesinde doğmuştur. Zabtiyye Çavuşlarından Abdülkerim Bey’in oğludur. Kilisliler babasına “Kerim Çavuş” derlerdi. Ahmet Rif’at doğmadan babası vefat etmişti. Bu nedenle Rıf’at’ı annesi Emine Hanım büyüttü.
Rif’at’ın İsmail, Ahmet ve İbrahim isimli üç dayısı vardı. Dayılarına “Çilonun oğulları” derlerdi.
Muallim Rif’at Bilge, babasına “Kerim Çavuş” dendiğini ve Adının Ahmet Rif’at olduğunu, “Tercüme-i Halim” isimli şiirinin son dörtlüğünde şöyle dile getiriyor.
”Kerim Çavuş olğluyum
Gönlü dertli dağlıyım
Adım Ahmet Rif’at’tır
Ben Kilis’e bağlıyım.”
Kerim Çavuş oğlu Ahmet Rif’at,, dayılarının yardımıyla ilk ve Rüştiyye öğrenimini Kilis’te yapmış ve 1892 yılında Kilis müftüsü Abdurrahman Efendi’den İcâzet-name almıştır.
Daha sonra, 18 yaşında İstanbul’a gelmiş ve 1898 yılında İstanbul Dârü’l Muallimin’in yüksek kısmından birincilikle Şahadetname alarak öğretmenlik mesleğine atılmıştır.
Bu arada Kilis’te bulunan ve bahçedeki su küpünden bir tas su içmek suretiyle zehirlenerek vefat eden annesi Emine Hanımın ölüm haberi, Muallim Rif’at’ı son derece üzmüştür.
Muallim Rif’at , önceleri Rüşdiyye ve İ’dâdiler’de, sonraları liselerde Türkçe, Arapça, Farsça, Tarih ve Edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Medresetü’l Kuzât’da ceza kanunu, İmam Hatip Mektebinde ise Felsefe dersleri vermiştir.
Ayrıca, İstanbul Üniversitesi İlahiyat ve Edebiyat Fakültelerinde Arap Dil ve Edebiyatı derslerini okutmuştur. Bu arada İstanbul Hukuk Fakültesinden de pekiyi derece ile mezun olmuştur.
Adının başına hep “Kilisli” sözcüğünü kullanan Türkoloji dünyasının bu ünlü bilgini “Muallim” lakabıyla da ün yapmıştır. Bu nedenle Ahmet Rif’at Bilge’ye kısaca “Kilisli Muallim Rif’at” derlerdi.
Türk diline unutulmaz hizmetler vermiş ve şöhreti yurt sınırlarını da aşmış olan, Kilisli Muallim Rif’at’ı Avrupa’da tanıyordu.
Türkiye’ye gelen müsteşrikler onu arayıp buluyorlardı. Fuat Köprülü’nün onun eserlerine ön söz yazması, H. Ritter gibi bir müsteşrikin onunla işbirliği yapması, bu bilim adamının kadrini yükselten büyük bir belgedir.
Muallim Rif’at kendini tamamen ilme vermişti. Hayatta onun her şeyi kitaplardı. Bu nedenle 38 yaşında nişanlanmış ve 40 yaşında İstanbul eşrafından Fatma Saibe Hanımefendi ile evlenmişti. Bu evlilikten üç kızları oldu.
Mutlu idiler. İyi bir ev hanımı olan, güzel ud ve keman çalmasını bilen Fatma Saibe Hanım, kısa zamanda Kilis yemeklerini pişirmesini de öğrenmişti.
Kilis yemeklerinden Oruk ve Şeyh-ül Muhş’i yi çok seven Muallim Rif’at, sabah kahvaltılarında ise sadece kuru ekmek yer ve birkaç bardak çay içerdi.
(Devamı Var)
|