Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  

 



 
14 MAYIS'TAKİ SEÇİMLER İÇİN 6 ADIMDA OY

KULLANMA REHBERİ



 
DEVAMI

 

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.


KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI FİLM ARŞİVİ

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  30693508
Bugün Ziyaretçi :  7402
Aktif Ziyaretçiler :  3094

KUR’ÂN’IN HAYATIMIZDAKİ DEĞERİ NEDİR?
 

Ben cevaplayayım: Hiçbir yeri yok.

Bana kızdığınızı düşünüyorum! Hâlbuki ben tam aksine sizleri seviyorum ve onun için böyle rahatsız edici bir üslûp kullanıyorum.

Hadi gelin Kur’ân ile ilgili bilgileri Kur’ân’dan öğrenelim. Çünkü her şeyin açıklamasından Kur’ân’da bahsedilmiş.

6 / EN'AM – 38:Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).
 
Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab'lerine haşrolunacaklar (olunurlar).
 
Allah Kur’ân’da hiçbir şeyi eksik bırakmamış. Aklınıza hangi soru gelirse gelsin cevabı mutlaka Kur’an’da var. Peki, Kur’an okuyan o kadar kişi yetmez Arapça konuşan Arap ülkeleri, her türlü bilgi ellerinin altındaki Kur’ân’da varken ve kendi lisanları ile yazıldığı halde hâlâ neden cağın gerisindeler? Sadece zenginlikleri ile hoş olmayan bir yaşantıları var. Bu mu Kur’ân’dan faydalanmak? Teknolojiyi neden dışarıdan satın alıyorlar ? Demek ki teknolojik bir gelişim sağlayacak ilmi Kur’ân’dan öğrenememişler. Doğru! Böyle düşünüyorsanız kutlarım sizi.
 
30 / RUM – 58:Ve lekad darebnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli mesel(meselin), ve le in ci’tehum bi âyetin le yekûlennellezîne keferû in entum illâ mubtılûn(mubtılûne).
 
Ve andolsun ki, bu Kur'ân'da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Ve eğer onlara bir âyet getirsen, kâfirler mutlaka: "Siz sadece bâtılla uğraşan kimselersiniz." derler.
 
17 / İSRA – 89:Ve lekad sarrafnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli meselin fe ebâ ekserun nâsi illâ kufûrâ(kufûran).Ve andolsun ki Biz, bu Kur'ân'da bütün meselelerden (misallerden) açıklama yaptık. Buna rağmen insanların çoğu sadece inkâr ederek direndi.
 
18 / KEHF – 54:Ve lekad sarrafnâ fî hâzel kur'âni lin nâsi min kulli mesel(meselin), ve kânel insânu eksere şey'in cedelâ(cedelen).Ve andolsun ki; bu Kur'ân-ı Kerim'de, insanlara bütün meseleleri (misalleri) açıkladık. Ve insan, konuların çoğunda cidalleşen (kavga eden)dir
 
Hâlbuki Kur’ân’da bütün meseleler açıklanmış. O zaman sorun nerede? Sorun;
 
Okuyorlar fakat Kur’ân’ın mânâsını anlayamadıkları için ve hatta lâfzını bile anlamaları engellendiği için Allah’ın ilminden haberleri olmuyor.
 
En basiti Arapça eğitim alanların (çok azı hariç)çoğunda ortak bir özellik vardır: Okumaları ile öğünmek ve kendilerini farklı görmek. Bu kibir onların mahvına neden oluyor.
 
7 / A'RAF146:Seasrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîl(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne). Yeryüzünde haksız yere kibirlenen kimseleri, âyetlerimizden çevireceğim. Bütün âyetleri görseler, ona inanmazlar. Eğer rüşd yolunu görseler, onu yol edinmezler. Ve gayy yolunu görseler, onu yol edinirler. Bu; onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve ondan gâfil olmaları sebebiyledir.
 
Sadece kibirli olmak bile, Allah tarafından istenmeyen ve ağır bir bedeli olan davranış. Arap edebiyatı profesörü olsanız dahi, ayetin lafzından Allah sizi uzaklaştırıyor. Bu kişilerin, Kur’an’ın mânâsını anlamaları ve tezekkür etmeleri mümkün olamayacağı açıca ortada.
 
Bu gün piyasada bulunan Kur’ânların müfessirleri, acaba Kur’ân’ı hakkıyla açıklayabilecekler mi? Ulûl’elbab(Kalp gözü ve kalp kulağı, idrak müessesesi açık) olmadıkları için mümkün değil.
 
38 / SAD - 29Kitâbun enzelnâhu ileyke mubârekun li yeddebberû âyâtihî ve li yetezekkere ûlul elbâb(elbâbi).Bu Mübarek Kitabı sana indirdik, âyetleri ile tedbir alsınlar ve ULÛL'ELBAB tezekkür etsin diye.
 
Kur’ân müfessirleri ulûl’elbab değillerse, yazdıkları tefsir ve meallerden okuyarak kurtuluşumuza dair hiçbir bilgi edinemeyiz. Onun içinde 1400 yıldan bugüne gelinceye kadar dinimiz değişerek sadece İslâm’ın beş şartı haline gelmiş ve ibadet dini olmuş. Kur’ânla hüküm veren Allah dostları itibar görmedikleri için,
 
ilmiye sınıfı saygı görmeye başlamış. Nefslerine göre hüküm çıkardıkları için bu gün Kur’ânın dışında bir İslam anlayışı ortaya çıkmıştır.
 
Bunun vebalini kim öder bilemem ama bizim bu işten kârlı çıkmadığımız ortada.
 
3 / AL-İ İMRAN – 190:İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri le âyâtin li ulîl elbâb(ulîl elbâbı). Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde, ULÛL ELBAB için elbette ayetler (deliller) vardır.
 
3 / AL-İ İMRAN – 191:Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı). ONLAR (ULÛL ELBAB, LÜBBLERİN, ALLAH'IN SIR HAZİNELERİNİN SAHİPLERİ), AYAKTAYKEN, OTURURKEN, YAN ÜSTÜ YATARKEN (DAİMA ) ALLAH'I ZİKREDERLER. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey Rabbimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna ) yaratmadın. Sen Subhan'sın, artık bizi ateşin azabından koru.
 
Ulûl’elbab (lübbün sahibi-sır ehli) olanların özelliğinin ne olduğunu incelersek. yirmi dört saat zikreden bu kişiler, hikmetin ve çok hayrın sahibidirler. Fizik ötesinden haberleri vardır ve de haber verirler.
 
21 / ENBİYA – 7:Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
 
Zikir ehli olmak Allahın vahyine sahip olmak demektir. Daimi zikreden kişi olmak, aslında bizim üzerimize farzdır.
 
4 / NİSA – 103:Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alel mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz “ olmuştur.
 
Ulûl’elbab olduğunuz zaman sahabenin izindesiniz. Hâlbuki onlar gibi olunamaz derler. SABİKÛN EL EVVELİN OLAMAYIZ AMA SABİKÛN EL AHİRİN OLABİLİRİZ. Onlar da ulûl’elbab olmuşlar.
 
39 / ZUMER – 18:Ellezîne yestemiûnel kavle fe yettebiûne ahseneh(ahsenehu), ulâikellezîne hedâhumullâhu ve ulâike hum ulûl elbâb(elbâbi). Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah'ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl'elbabtır (daimî zikrin sahipleri).
 
Onlar ulûl’elbab olmuşlar. Neleri kazanmışlar biliyor musunuz?
 
2 / BAKARA – 269:Yu’til hikmete men yeşâu, ve men yu’tel hikmete fe kad ûtiye hayran kesîrâ(kesîren), ve mâ yezzekkeru illâ ulûl elbâb(elbâbi). (Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir, ulûl'elbabtan başkası tezekkür edemez.
 
Allah ulûl’elbab olan kişiye hikmet vermiş, çok hayırlara ulaştırmış, bir de tezekkür yetkisi vermiş.
Bu yetkiyi Allah’tan almadan Kur’ân meali veya tefsiri yazma yetkisini kendisinde bulanların durumuna hep üzülmüşümdür.
 
İnsanların dinî bir konu anlatırken ayetleri delil gösterememesinin nedeni bilmediklerindendir; delil olarak gösterdikleri ayetlerin de insanların kurtuluşunu sağlayamayacağı buradan anlaşılıyor.
 
Allah bizi Kur’ân’dan sorumlu tutuyor. Allah Kur’ân’ın dışındaki kitapları tavsiye etmemiş. Biz ne yapmışız? Sadece Kur’ân yok, geri kalan her şey var artık:
 
43 / ZUHRUF – 44:Ve innehu le zikrun leke ve li kavmik(kavmike), ve sevfe tus’elûn(tus’elûne).:Muhakkak ki O (Kur'ân), senin için ve senin kavmin için mutlaka bir zikirdir (öğüttür). Ve siz, (Kur'ân'dan) sorumlu olacaksınız.
 
Aklınıza bir sürü dinî kitap geliyor değil mi ? Onu yazanlar ne kadar Kur’an’a sâdık kaldılar veya Kur’ân’ı bozulmaması için Allah koruyor da, diğer kitapların böyle bir garantisi var mı? Yok tabiî.
 
15 / HİCR – 9: İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).
Muhakkak ki; zikri (Kur'ân-ı Kerim'i) Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.
 
Allah Kur’ân’ı neden bu kadar öne almış hiç farkında değiller ve Kur’ân yerine konuştukları delil olmayan şeyler, konuşanı ne duruma getiriyor farkında değiller?
 
5 / MAİDE – 47:Vel yahkum ehlul incîli bimâ enzelallâhu fîh(fîhi) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul fâsıkûn(fâsıkûne).Ve İncil sahipleri, Allâh'ın onda (İncil'de) indirdiği (ahkâm) ile hükmetsinler. VE KİM, ALLÂH'IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEZSE, O TAKTİRDE İŞTE ONLAR FÂSIKLARDIR.
 
HER ŞEY ÖYLE KARIŞMIŞ Kİ BİRBİRİNE, DOĞRULARI ORTAYA KOYMAK EPEY BİR ZAMAN ALACAK. TABİÎ BUNUN KARŞILIĞINDA DA DOĞRUYU ARAYANLAR DA LAZIM.
SİZ! DOĞRUYU ARAYANLARDANMISINIZ.
ALLAHA EMANET OLUN.
 
 
 
Ekleyen:  Dr. Doğan KUŞMAN
Tarih:  28.2.2014
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Dr. Doğan KUŞMAN Yazıları
Müslüman mısınız?Dr. Doğan KUŞMAN [ 18.1.2022 Devamı
KURANI KERİMİ OKUMAK DEĞİL YAŞAMAK LAZIM!Dr. Doğan KUŞMAN [ 11.7.2021 Devamı
ERMENİSTAN İLE TÜRKİYE İLİŞKİSİ Dr. Doğan KUŞMAN [ 27.10.2020 Devamı
MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR? Dr. Doğan KUŞMAN [ 1.1.2020 Devamı
KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?Dr. Doğan KUŞMAN [ 4.6.2019 Devamı
KUR-AN-I KERİM MEALİ VEYA TEFSİRİNİ KİMLER YAZAR;Dr. Doğan KUŞMAN [ 10.4.2019 Devamı
İSLÂMIN BEŞ FARZINI YETERLİ GÖRÜYORSANIZ;Dr. Doğan KUŞMAN [ 9.3.2019 Devamı
SIRATI MUSTAKİM ÜZERİNDE OLMAKDr. Doğan KUŞMAN [ 6.1.2019 Devamı
KİBRİNİZ OLMASADr. Doğan KUŞMAN [ 11.12.2018 Devamı
ÖĞRETİLEN DİN DOÜRU MU?Dr. Doğan KUŞMAN [ 25.10.2018 Devamı
YAŞADIĞIMIZ OLAYLARDAN BİR MESAJ ALABİLİYOR MUYUZ?Dr. Doğan KUŞMAN [ 6.9.2018 Devamı
CEMAATLERİN İSLÂMİYETTE Kİ YERİ;Dr. Doğan KUŞMAN [ 2.8.2018 Devamı
TARİKAT, SİZCE DİNİMİZDE VAR MIDIR?Dr. Doğan KUŞMAN [ 14.7.2018 Devamı
MÜ'MİNLERDEN MİYİZ?Dr. Doğan KUŞMAN [ 29.6.2018 Devamı
DİNİ PARAYLA SATANLARDr. Doğan KUŞMAN [ 2.6.2018 Devamı
İNANIYORUM DEMEKLE İMAN SAHİBİ OLUNMAZDr. Doğan KUŞMAN [ 27.5.2018 Devamı
ŞEFAATE NASIL SAHİP OLUNURDr. Doğan KUŞMAN [ 22.4.2018 Devamı
RABBİMİZ İLE İBLİSİN, İNSANIN YARATILIŞDA ARALARINDA GEÇEN KONUŞMA.Dr. Doğan KUŞMAN [ 29.3.2018 Devamı
İSLÂM DİNİNİ BİLMEK İÇİN DİPLOMA MI LAZIM? Dr. Doğan KUŞMAN [ 15.3.2018 Devamı
İMAN ETMEK.Dr. Doğan KUŞMAN [ 8.3.2018 Devamı
Allah sizi seviyor mu?Dr. Doğan KUŞMAN [ 7.2.2018 Devamı
Dini yaşıyor musunuz?Dr. Doğan KUŞMAN [ 27.12.2017 Devamı
Ilımlı ve radikal İslamDr. Doğan KUŞMAN [ 18.11.2017 Devamı
MUTLU MUSUNUZ? Dr. Doğan KUŞMAN [ 15.9.2017 Devamı
KUR’AN MI? HADİS Mİ?Dr. Doğan KUŞMAN [ 29.7.2017 Devamı
RAMAZANDA ALLAH NE İSTİYORDr. Doğan KUŞMAN [ 29.5.2017 Devamı
ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ! ERÇEKTEN Mİ?Dr. Doğan KUŞMAN [ 7.4.2017 Devamı
DİNİ NE ZANNEDİYORSUNUZ?Dr. Doğan KUŞMAN [ 17.3.2017 Devamı
CENNETE KİMLER GİRER?Dr. Doğan KUŞMAN [ 13.2.2017 Devamı
HİMMETE MUHTAÇ DEDE KALDI Kİ HİMMET EDEDr. Doğan KUŞMAN [ 20.1.2017 Devamı
Ölümden sonra yaşamDr. Doğan KUŞMAN [ 24.12.2016 Devamı
Mutluyum demeyinDr. Doğan KUŞMAN [ 9.12.2016 Devamı
ŞERİAT NEDİR? Dr. Doğan KUŞMAN [ 25.11.2016 Devamı
TARİKATA KARŞI OLANLARADr. Doğan KUŞMAN [ 12.11.2016 Devamı
Dr. Doğan KUŞMAN [ 12.11.2016 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>
 



 

 


>>>>>>>>>>>>>>>>>
 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam