Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  35110461
Bugün Ziyaretçi :  19168
Aktif Ziyaretçiler :  362

Ötekileştirmek!...
 
Dünya tarihi, egemenlerin hayal kurması ve diğerlerinin bu hayaller uğruna ölmesinden başka bir şey değildir aslında. Ve bizler birilerinin hayallerindeki hazır-nesne ölüleriz. Ve işin tuhafı, egemenlerin düşlerini düşlüyor ve kendi ölümümüzü arzuluyoruz. Bize biçilen ölme ve öldürme rollerini çeşitlendiriyoruz sadece. Hayal kurduğumuzda egemenlerin hayallerini çoğaltıyoruz. Tahakküm ilişkilerinden canı yananlar ise iktidarın hayallerini kendi hayalleri sanıyor. Düşlerimiz yok, düşlerimiz kurumuş. Sürekli ayrıştırılıyoruz, ötekileştiriliyoruz. Aramızda büyük farklar varmış gibi dayatılıyor bazı veriler bizlere.
 
60’lı yılların başında, Dr. Kinsey ilk doktora tezini Kuzey Amerika’ya özgü bir yaban arısı türünün üreme sistemi üzerine yapmış. Bu amaçla da, tamı tamına 5,5 milyon arı toplamış. Mikroskop altında en ince ayrıntılarına dek incelenen bu 5,5 milyon arı içinde birbirinin tıpatıp aynısı olan iki taneye bile rastlayamamış. Doğa işte bunca zengin ve çeşitli. Birbirinin benzeri olmaktan öte, aynı gibi görünen her varlığın kendine özgü bir yanı, onu diğerlerinden ayıran bir tarafı var. İnsan denilen yaratık da evrendeki tüm varlıklardan biri olduğuna göre… O da, gezegenimizdeki doğa örtüsü, bitkiler ve böcekler dahil olmak üzere tüm canlı ve cansızlar aleminde olduğu gibi, ayırt edilmez biçimde birbirinin aynısı değil, olamaz da. Her insan, fiziksel yapısının da ötesinde, zihinsel ve duygusal yapısıyla da farklılıklar gösterir. Her olay karşısında başka duygu ve düşünceler geliştirir, farklı tepkiler verir. Doğadan gelen bu farklılık için insanları yargılamak, ötekileştirmek ne kadar doğru peki?
 
Yukarıda da belirttiğim gibi gerçek; gün gibi ortadayken tarih boyunca bir takım popülist politikacıların sıklıkla basvurduğu yöntemler: 
 
- Birilerini, farklılığına vurgu yaparak ötekileştirmek ve böylece dışlamak… 
- Toplum içinde ötekileştirilmiş ve dışlanmış olanı düşman ilan etmek… 
- Bu ötekileştirme, dışlama ve düşmanlaştırma sürecinde, başka birilerini de çevresine toplayarak aynılaştırmak… 
- Uygun buldukları yer ve zamanda aynılaşanları ötekileştirilenlerin üstüne saldırtmak. Ve böylece güç kazanmak, iktidar sahibi olmak…
 
Bunun için bahane bulmak da hiç zor değildir onlar için. Ten rengi de olabilir bu, göz biçimi de; ulusal-etnik köken de olabilir, dinsel inanç da. Belli bir coğrafi bölgeye ait olmaktan tutun da, insanların cinsel eğilimleri, hatta ve hatta boy ölçüsü, vücut ağırlıkları bile ötekileştirme nedeni sayılabilir.  Bu yöntem, tarih boyunca defalarca denenmiş ve her seferinde hezimetle sonlanmıştır. Çünkü sinsi planların taşeronluğunu yaparken ya da salt kendi maddesel ve tinsel çıkarlarının peşinde koşarken bu yola başvuran siyasiler, her seferinde düştükleri körlük içinde bu sürecin diyalektik sonuçlarını görmekten aciz kaldılar. Ötekileştiren, dışlayan ve ötekileştirip, dışladıklarını düşman ilan edenlerin kaçınılmaz sonu, kendilerinin de ötekileşmesi, dışlanması ve düşman ilan ettiklerinin düşmanı haline gelmesidir! Ötekileştirenlerin bilgisine…
 
Yazık ki ülkemizde de bu ötekileştirme özellikle son zamanlarda büyük bir ivme kazandı. Bir zamanlar, birilerini “öteki” ilan ederek ve “Beğenmeyen bu ülkeyi terk etsin!” diyerek, bazı yurttaşları babasının çiftliğinden kovar gibi kendi ülkelerinden kovmaya kalkışan devlet erki ve çevresinin ellerindeki kantarın topu kaçmış durumda yazık ki. Kısacası AKP’li olmayan, başkanı övmeyen herkes ötekileştirilmeye ve düşman ilan edilmeye başlandı bile. İster ülke nüfusunun çoğunluğunun yumuşak karnı olduğunu saptadıkları ve kendilerine göre tasarladıkları İslam dinini pazarlasınlar, ister vurgun ve yağmayı kalkınma projeleri diye yutturmaya kalksınlar, bunca insanı ötekileştirirken kendilerinin de ülke içinde ötekileşerek yabancılaştıklarının farkında değiller.
 
İşsizliğin, geçim sıkıntısının, gelecek korkusunun gittikçe daha da hızlanarak yaygınlaştığı ülkemizde, işçilere ve emekçilere göre ötekileşmiş ve yabancılaşmıştır!...
 
Bilim yuvalarını medreseleştirmek, bilim insanlarını etkisizleştirerek onların yerine imamları, ne olduğu belirsiz bir üniformaya bürünen intihalcileri getirenler, ülkemin aydınlığına karşı ötekileşmiş, içinde yaşadığımız çağa ve bilime yabancılaşmıştır!...
 
Hem ülke içinde, hem de sınır boylarında komşu ülkelerle çatışma ve savaş kışkırtıcılığı yapanlar, huzur ve barışa susamış milyonlarca yurttaş karşısında ötekileşmiş ve yabancılaşmıştır!... Kendisine biat etmeyen herkesi azarla, tehditle, yasal oyunlarla susturmaya yeltenenler, satın alınmış medya dışında kalan az sayıdaki gazeteciyi de tehditle, kovuşturma ve tutuklamalarla susturmaya çabalayanlar, demokrasi kavramının içerdiği tüm detaylardan uzaklaşarak ötekileşmiş ve yabancılaşmıştır!...
 
Başta ABD olmak üzere, emperyalistlerin planlarının baş uygulayıcısı olmak için canını dişine takanlar, Türkiye’yi Suudi Arabistan’a benzetmeye çalışanlar, bir zamanlar nice kan dökülerek emperyalistlerin elinden kurtarılmış olan ülkemizi yeni baştan emperyalizme pazarlayarak kendilerini ötekileştirmiş ve ülkenin bağımsızlığına yabancılaşmıştır!...
 
Toplum olarak düşünmeye, sorgulamaya, neden sorusunu sormaya çok ihtiyacımız olduğu bir dönem içindeyiz. İktidarın gücünün, performansının damarlarımıza kadar işlemesine izin vermezsek çağımızın hastalığından, yarattığımız bu canavardan sıyrılabiliriz. Beyaz siyahtan, patron işçiden, batılı doğuludan, erkek de kadından farklıyken azınlık kalan, susması istenen, kontrol edilen daima ikinci sayılanlar,  aslında gerçek anlamda fark yaratacağı bilinenlerden başkası değildir.
 
Hem ne demişti ulu önder Atatürk: “Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez." Birlik ve beraberliğimizi sağlamak adına da mücadele edin. Öncelikle olmadık şeyleri düşleyin ve sorgulamaya başlayın her şeyi. Ve hepimiz birbirimizi farklılıklarımızla sevmeyi öğrenene kadar da dışlandığımız için ahlanmak yerine aksine gurur duyalım ve bırakmayalım mücadeleyi…
 
Arzu KÖK
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  16.1.2018
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Gençler!...Arzu KÖK [ 26.5.2022 ] Devamı
MAYISArzu KÖK [ 11.5.2022 ] Devamı
BayramArzu KÖK [ 7.5.2022 ] Devamı
Ölmez Ağacı”mıza Dokunmayın…Arzu KÖK [ 11.3.2022 ] Devamı
2022’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 1.1.2022 ] Devamı
Kökleri Unutmak…Arzu KÖK [ 29.11.2021 ] Devamı
Geleceğini Vuran Ülke Arzu KÖKArzu KÖK [ 27.7.2021 ] Devamı
Batan GemiArzu KÖK [ 12.7.2021 ] Devamı
Çocuk İstismarına Susma!...Arzu KÖK [ 30.6.2021 ] Devamı
Gençlerden Mesaj!...Arzu KÖK [ 16.5.2021 ] Devamı
Şaşırmak...Arzu KÖK [ 10.5.2021 ] Devamı
23 Nisan ve ÇocuklarArzu KÖK [ 24.4.2021 ] Devamı
Laiklik Vazgeçilir DeğildirArzu KÖK [ 3.3.2021 ] Devamı
Bu Vatan BizimArzu KÖK [ 15.2.2021 ] Devamı
Ne Olacak?Arzu KÖK [ 9.2.2021 ] Devamı
Üniversiteye KelepçeArzu KÖK [ 8.1.2021 ] Devamı
Bitmeyen YılArzu KÖK [ 27.12.2020 ] Devamı
The Truman ShowArzu KÖK [ 15.12.2020 ] Devamı
Akılla İnananlara... Arzu KÖK [ 4.12.2020 ] Devamı
Atatürk’ü Anlamak… Arzu KÖK [ 9.11.2020 ] Devamı
MuhalefetArzu KÖK [ 14.10.2020 ] Devamı
Mahşere Çok Yok…Arzu KÖK [ 26.9.2020 ] Devamı
Neler Oluyor?Arzu KÖK [ 21.9.2020 ] Devamı
Alkış!...Arzu KÖK [ 14.9.2020 ] Devamı
Öğretmen Yük mü?Arzu KÖK [ 2.9.2020 ] Devamı
Çocuktan Gelin Olmaz!Arzu KÖK [ 9.8.2020 ] Devamı
Kadın ve TeknolojiArzu KÖK [ 4.8.2020 ] Devamı
Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası...Arzu KÖK [ 17.7.2020 ] Devamı
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 ] Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 ] Devamı
Kültür – Miras ve YassıadaArzu KÖK [ 2.6.2020 ] Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 ] Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 ] Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 ] Devamı
Evdeyiz!...Arzu KÖK [ 3.5.2020 ] Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam