Silahı seven bir toplumuz.
Hatta “at, avrat, silah” diye bir özdeyişimiz bile var.
Düğünlerimizde, nişanlarımızda, piknik sırasında aşka gelip silah sıkmayan var mı diye sorsam, çok az yurttaş çıkar diye düşünüyorum.
Sıkmayanların da sıkanlara gıpta ile baktığına çok tanık olmuşsunuzdur.
Cennet ülkemde silah taşımayan çok az insan vardır.
Bu arada, ülke genelinde ruhsatlı silah taşıyanların katbekat fazlası da ruhsatsız silah sahibidir.
Dikkat edin, silahla işlenen cinayetlerin büyük çoğunluğu ruhsatsız silahlarla…
Yeni çıkacak yasayla artık silahsız kimse kalmayacak.
Silahlanma yaşı da 18 olacak.
Sabıkalılar bile silah alabilecek.
Silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almak isteyenler için sağlık kurulu raporu yerine tek doktor raporu yeterli olacak.
Oh oh oh, gel keyfim gel…
Heyecanlı ve de kanı kaynayan bir toplum olduğumuzdan, silahlandıktan sonra seyreyleyin siz bizi…
Dahası var;
Silah meraklısı her yurttaş 5 taneye kadar silah alabilecek ve bu 5 silahın 2 tanesini üstünde taşıyabilecek.
Bu konu yasalaştıktan sonra siz seyreyleyin cennet ülkemi.
Hani eski Amerikan filmlerinde izlediğimiz kovboylara dönecek benim güzel yurttaşlarım.
Bu konu nereden çıktı bilemiyorum ama aklıma küresel silah tüccarları ile gizli pazarlıklar mı yapıldı diye düşünmeden de edemiyorum.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Silahlı Kuvvetler gücü var.
Bunun yanı sıra polis gücü var.
Bunlar öyle küçümsenecek silahlı güçler değil.
Bu kadar silahlı güç varken silah taşımayı özendirecek yasa çıkarmak, hangi aklı evvelin fikridir?
Yani şimdi her yurttaş kendi güvenliğini kendisi mi sağlayacak?
Benin asker ve polisten oluşan güvenlik güçlerim yetmiyor mu?
Dünyada, uygar bildiğimiz çeşitli ülkeler bireysel silahsızlanma kampanyaları yürütürken, benim cennet ülkemde isteyen yurttaşın silah taşıma ruhsatı alabilmesini kolaylaştırıcı yasa çıkaranların vebali büyüktür.
Bu konu “Yüce Meclis” dediğimiz mekanda yeniden tartışmaya açılmalıdır.
|