Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  

 



 
14 MAYIS'TAKİ SEÇİMLER İÇİN 6 ADIMDA OY

KULLANMA REHBERİ



 
DEVAMI

 

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.


KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI FİLM ARŞİVİ

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  28482300
Bugün Ziyaretçi :  3098
Aktif Ziyaretçiler :  3098

KÜRKÇÜ DÜKKÂNI
 
Sekiz gün bir tatil köyündeydim. Döndüm, geldim. Biz nasıl bir hayat yaşıyoruz, nasıl tahammül ediyoruz bu yaşama; inanın çok kuvvetli olduğumuzu anladım. Trafik ne kadar büyük sorun. Daha İstanbul’a adım atmadan kendini belli etti. Sağlı sollu araçların insanları sıkıştırmasıyla, her yerden aniden fışkırıp önünüzü kesen motosikletlerle uğraşıp durmanın karmaşasında insanların birbirlerine sinir içinde bakmaları, davranmaları stresin bu şehrin artık vazgeçilmezi olduğunun en büyük kanıtı. Herkes pimi çekilecek bomba gibi geziyor. Nezaket, kadın ismi olarak geçmişte kalmış.
 
Adımımı tatil köyünden dışarı atmadım. Atmak istemedim. O ortamın doğallığını bozacak bir şey yaşamak istemedim. Sanki büyü bozulacaktı. Nitekim bozuldu da. Altınoluk’tan İstanbul’a on bir saatte geldik. Sürücü, “Yine de iyi geldik,” dedi bir de. Kürkçü dükkânı, mecburen geliyoruz dedim içimden. Ben o köye sığındığımda her şey uzaklaştığımı sanıyordum oysa. Meğer telefonla aldığım biletin otobüsü İzmir’den kalkıyormuş. Bunun bize söylenmesi gerekirdi. Otobüsün geç geldiği yetmedi dilenci vapuru gibi derler ya öyle her önüne gelen yerde durdu. O yolcu indi, bu yolcu bindi. Anladım ki her şeyden uzak kalmak, bir tatil köyüne sığınmakla da becerilecek bir şey değilmiş.
 
Tertemiz bir havada içtiğimiz su dağdan geliyordu. Kırkı aşkın bungalovun olduğu alan zeytin ağacı doluydu. Aralarında yükselen çınarlar, sonbaharın abonesi yapraklarını dökerken deniz hâlâ yazın güzelliğini bize sunmakta ısrarcı davrandığı için şanslıydık. Bu arada tavuklar, horozlar, sincaplar gezip duruyorlardı. Kediler de tabii ki. Nefes almak bu demek diye düşündüm hep. Sonra İstanbul’un havasıyla çarpıştı burun kanatlarım geldiklerine bin pişman. Bu kez de nasıl nefes alıyoruz burada diye düşünmeden edemedim. Hele ilk günün sabahı girdiğim elektrik idaresinin küçücük bekleme salonunda burnuma çarpıp beni nefessiz bırakan sarımsak, rakı karışımı kokunun bir benzeriyle bir kez daha karşılaşmam dilerim. Yollara atılan izmaritleri görmezden gelmeyi de beceremedim tabii bu arada.
 
Şehirde herkes tembel bence. Ve bencil. Bahçesi çam ağaçlarından oluşan koruya sahip hastaneye gelen bir adam, “Kes kardeşim şunları, otopark yap, neyse veririz parasını,” diyebiliyor. Ne ağacı düşünen var ne hava kirliliğini. Günü yaşamak, büyük şehirde yaşamak. 
 
Allah’tan edebiyat var, sanat var İstanbul’da sığınacağımız. Onlarla avunup yaşamımızı renklendireceğiz artık. Ama işte bir tiyatroya gidin sinir olup çıkarsınız. Oyun başlamadan uyarı yapılsa da önünüzdeki neredeyse oyunun tümünü videoya çekmeye kalkar. Önünüzde size engel olan parlak bir ışık düşünün. En nihayet patlarsınız… Ya da birinin telefonu çalar. Başıma birkaç kez geldiği gibi yanınızdaki uyumaya, hatta horlamaya başlar…  
 
Demem o ki biz büyük kent mağduru insanlar olarak Altınoluk gibi cennet yerlere sığınıyoruz ama nereye kadar… İçimizdeki yara büyüyor. Kazdağları’nın sunduğu hava ve su da kirlenecek. Hem de öyle böyle değil. Öyle ki o çoğu yönüyle beğenmediğimiz İstanbul’u aratır olacak. Onun için biraz da hüzün vardı tatilimin içinde. Çünkü kesilen ağaçların yanı sıra geleceğimizin siyanürlenmesi söz konusu. O kadim zeytin ağaçlarına sarılıp sarılıp öpesi
geliyor insanın. Hastane bahçesinde kesilsin denilen künyeli çam ağaçlarına bugün sarılasım geldiği gibi
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  18.9.2019
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
ÖLÜMÜN DE HAYIRLISI Sevgi Ünal [ 7.4.2023 Devamı
Ölümün de HayırlısıSevgi Ünal [ 23.3.2023 Devamı
UMUT YILISevgi Ünal [ 1.1.2023 Devamı
KIZ DOĞDUSevgi Ünal [ 10.12.2022 Devamı
HAKKI & HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
14. YIL KUTLU OLSUNSevgi Ünal [ 9.11.2022 Devamı
KADINSAN RAHAT YOKSevgi Ünal [ 21.9.2022 Devamı
STETOSKOPLAR KANLANMASIN ARTIKSevgi Ünal [ 12.7.2022 Devamı
PAYANDAMSevgi Ünal [ 19.6.2022 Devamı
ÜÇ HARFLİLERLE ÇALIŞANLARSevgi Ünal [ 14.6.2022 Devamı
ÖLÜMÜN KAREKODUSevgi Ünal [ 26.5.2022 Devamı
23 NİSAN’IMSevgi Ünal [ 23.4.2022 Devamı
BİBER DOLMASISevgi Ünal [ 11.4.2022 Devamı
14 MART TIP SUSKUNLUĞUSevgi Ünal [ 14.3.2022 Devamı
KADINMIŞIMSevgi Ünal [ 7.3.2022 Devamı
REZİDANSTAN MAHALLE ARASINASevgi Ünal [ 22.2.2022 Devamı
REZİDANS KADINIYIM ARTIKSevgi Ünal [ 5.1.2022 Devamı
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

SEÇİMLER TÜRKİYE'NİN EKSENİNİ BOZUYOR
M. Yahya EFE

Eğitimin Önemi
Hüseyin TOPRAK

“BEN DEMİŞTİM” ÇIKMAZI…
Harika ÖREN

20. Yüzyılın Büyük Aşkı
Belma Demir AKDAĞ

ÜLKEMİZ İÇİN YİNE YENİDEN
Ahmet GÖKSAN

VİCDANIN ÇALIŞMASI
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Sevgi Ünal

ÖLÜMÜN DE HAYIRLISI
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Metin Mercimek

DEPREM KORKUSU 
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Fevziye ŞİMDİ

ANADİL VE ANADİL EĞİTİMİNDE MASALLARIN ÖNEMİ
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

>>>>>>>>>>>>>>>>>>
 



 

 


>>>>>>>>>>>>>>>>>
 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam