Kilis, vaka sayısı artan 10 il arasında!
 Devamı  
 
 
 İzmir Büyükşehir’den Üniversitelilere destek
 Devamı  

 


     

Erdoğan; Avrupa göç konusunda somut adım atmalı
 

 

 

magazin
 
 
 
Boğaz'da,
Gülben Ergen Rüzgarı
 

  Devamı   

 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  25452286
Bugün Ziyaretçi :  4929
Aktif Ziyaretçiler :  206

SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREK
 
Bir Dünya Kadınlar Günü daha geldi. Sadece adı olan bir gün bizim için. Başta çiçekçiler olmak üzere piyasayı canlandırma günü desek aslında daha uygun olur. Bazı kadınlarımız içinse yiyip içip göbek atma, halay çekme için bahane oluyor. Arada bir iki şiir de okununca bir dahaki yıla kadar tüm sorunlar halledilecek gibi geliyor onlara. 
 
Oysa ülkemizde gittikçe artan kadın ölümleri ile karşı karşıyayız uzun yıllardır. 2019 yılında 474 kadın öldürüldü.
Ne acı ve ilginçtir ki bu kadınların 152’ni kimin öldürdüğü tespit edilemedi. 134’ü kocası tarafından, 25’i eski eşi tarafından, 51’i birlikte yaşadığı erkek tarafından öldürüldü. Ardından 2020 Ocak ayında 27, Şubat ayında 22 kadın öldürüldü. Tabloya bakar mısınız? Kimsenin dur dediği, dur diyeceği yok! Gittikçe katlanıyor. O, bu, şu sebepler katlediliyor kadınlar. İçlerinde yıllarca şiddet görenler, tecavüze uğrayanlar var. Kaçsa da malum sondan kurtulamayanlar var. 
 
Kadınlara yapılanlara önlem almak hiç akıllara gelmiyor. Yıllar önce bir panik butonu düşünülmüş ama uygulamaya geçirilmemişti. Eleştirilecek yönler olsa da biraz olsun şiddette caydırıcılık getirebilirdi belki. Olmadı.
 
Zaten kadının duvarlar ardına atmaya uğraşan zihniyetler, kendilerini su yüzüne çıkarmaya birer birer başladılar. Hamile sokağa çıkmasın, kadınlar pembe otobüse binsin, 9 yaşında kızla evlenir, kadınlar tecavüzcüsüyle evlensin, öğrenci kız nişanlanabilir gibi. Üstelik bu saçmalıklar, etiketi akademisyen olanlardan geliyor. Bunlardan cesaret alanlar da, kadınların giyimine kadar müdahale ederek şiddete başvurdular. Belli bir kesimin baskısıyla bir gözaltına alındılar, bir serbest bırakıldılar, bir tutuklandılar. Şimdi neredeler? Kravat taktı diye kadın öldürenin ceza indirimi aldığını duyduğumuzda şaşırmıyoruz artık. Kadınların ölümüne “Oh olsun,” diyen mesajları okumaya devam ederken…
 
Bir çarkın dişlileri arasında öğütülüp durmakta kadın. Başına gelenlerin tek suçlusu olarak gösteriliyor. Açık giyinmeseydi, o saatte orada ne işi vardı, ayrılmak istemeseydi, sevgilisi vardır mutlaka gibi sorgulamalarla. Erkeklere gelince tık yok! İstediği gibi gezer, tozar, istediğini yapar ki bu yapmanın içine koyun koyabildiğinizi- ataerkil düzene devam.
 
Bu bozuk düzende tek yapılan, parklara öldürülen kadınların isimlerini vermek oluyor. Yoksa kadının kaderi doğmadan yazılıyor adeta. Kız çocuğu olarak doğmak ömür boyu mücadele edeceğin anlamında. İş hayatındaki mobing, evlilik içindeki sorumluluklar dahil yaşamın tüm yükünü çekip bir de karşı cinsin her türlü baskısına, aşağılamasına maruz kalmak, onlara baş kaldırmak, kaldırınca da şiddete hatta canından olmaya kadar giden bir süreç kadının yaşamı.
 
Hiç başkaldırmayacaksın, konuşmayacaksın, susup oturacaksın kadınsan. Daha bir protesto dansına bile izin verilmedi. Bundan ötesi var mı? 
 
Tabii bu arada kadınlar arasında da birbirlerini aşağıya çekme durumu var. Şiddet yanlısı erkeklerle işbirliği yaparcasına namus bekçiliği üstlenmiş kadınlar yüzünden sekteye uğruyor
 
mücadele. Dar kalıpların kadınları onlar. Ezilmekten adeta zevk alan, kendini hep ikinci sınıf gören, bunu da gururla devamlı ifade eden. Her kesimde var bu kadınlar. Ve bunlar birer anne olunca iş daha da zorlaşıyor. Zaten toplumda erkek çocuğunu yüceltmekle başlayan bu ataerkil düzenin sorumlusu o zihniyette kadınlar değil mi?
 
Eğitim şart. Kız çocuklarının okutulmasından kaçınan bir toplumda nasıl olacaksa artık. Hadi okudu, doktor oldu diyelim; kadın doktorun erkek hastaya bakmaktan kaçtığı gibi durumlar yaşanan ülke olduk. Ayrıca eğitim seviyeniz ne kadar yüksek olursa olsun erkek şiddetine engel değil. Aynı şekilde erkeğin eğitimlisinin içinde de şiddet uygulamaktan kaçınmayanlar o kadar çok ki.  
Kitaplarda yapılan ayrımcılık, resimlerle gözümüze sokulup duruyor. Kapalı, açık kadın ayrımcılığı başta. Sonra erkek ve kadın rollerinin kesin sınırlarla çizilmesi sonucu aile içinde kadının yeri evidir yüklemesi geliyor. 
Yetmiyor; bazı kitaplarda gördüğümüz gibi okullara sokulan bir çocuk öyküsü kitabının İki Eş başlıklı öyküsü şu tümceyle başlıyor.
 
“Nasrettin Hoca’nın iki eşi varmış.”
Bundan sonra ne söylenir?
Tek bildiğim, susulmaz, haykırılır!
Senede bir gün değil…
Her gün…
 
Ceyda Sevgi Ünal  
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  8.3.2020
İzlenme:  524
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

NE YENİ OSMANCILIK NEDE NEO KEMALİZM
Hüseyin TOPRAK

BÜYÜYORUZ…
M. Yahya EFE

Peçiç oyunu
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Alev YILDIRIMCI

Serzeniş
Ahmet GÖKSAN

ZEMİNİN ORTAĞI
Ayten YAVAŞÇA

GÜNEŞ İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ ÜZÜMLERİN AŞKI!
Harika ÖREN

DUA TEPE’yi dinliyorum.
Metin Mercimek

SAĞLIK İHMALE GELMEZ, PANDEMİ DEVAM EDİYOR
Belma Demir AKDAĞ

ŞİMDİ GÜNDEM NE?
Nevin BALTA

26 Eylül Türk Dil Bayramı’nın 89. Yılı
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Arzu KÖK

Geleceğini Vuran Ülke Arzu KÖK
Dr. Doğan KUŞMAN

KURANI KERİMİ OKUMAK DEĞİL YAŞAMAK LAZIM!
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Handan ÇÖLAŞAN

Yine günlarden bayram
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !
Şahika ÖNER

LAVANTANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
Fevziye ŞİMDİ

KÜRESEL ISINMA VE SERA ETKİSİ
Oktay ZERRİN

ŞİDDET ŞİDDETİ DOĞURUR !
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Samet Şimşek

Parçalanmış bir toplumda GENÇ olmak
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam