Kilis, vaka sayısı artan 10 il arasında!
 Devamı  
 
 
 İzmir Büyükşehir’den Üniversitelilere destek
 Devamı  

 


     

Erdoğan; Avrupa göç konusunda somut adım atmalı
 

 

 

magazin
 
 
 
Boğaz'da,
Gülben Ergen Rüzgarı
 

  Devamı   

 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  25452012
Bugün Ziyaretçi :  4655
Aktif Ziyaretçiler :  48

DEFOL CORONA
 
 
Ülkemizde virüsün açıklandığı tarih olan 11 Mart’tan beri günlük tutuyorum. Başlığı, Defol Corona günlüğümün. Önceleri yazdıklarıma duygularımı katmasam da sonra ister istemez sözcüklerimin arasına katıldılar. Katılınca da uzayıp durdu yazdıklarım. Malum, beyin ve parmaklar akraba olunca akıp gidiyor yazılanlar. 
 
Şöyle bir bakıyorum; durum hiç iç açıcı değil. Katlanarak artıyor virüsün ele geçirdiği insan sayısı. Bunun daha bilinmeyen kısmı var. Hemen belli etmiyor kendini hastalık. Hatta bazı insanlar geçirdiğini bile anlamazmış. Şimdi ahkâm kesmeye başladığımı hissettim. İşte benim gibi birçok insanın sosyal medyada yalan yanlış haberlerle kulaklarımız doluyor. Çoğuna da inanmak istiyoruz bu kötü haberlerin.  Sonra da insanın moralini yerle bir ediyorlar.
 
Neyi, nasıl elleyeceğiz, nereleri tutabiliriz, virüs nerede, ne kadar zaman yaşar sorularıyla karşı karşıyayız. Herkes birbirine şüpheli gözlerle bakıyor. Hele bir de öksüren olursa. Doktorlar, market çalışanları en çok mağdur olanlar.  Toplu taşıtların dezenfekte edilmesi insanın içini ferahlatsa da yoğunluğun fazla olması hijyene ket vuruyor. Bazı fotoğraflardan gördüğümüz kadarıyla yollar boş ama başka fotoğraflar, videolar da görüyoruz. Kimsenin umurunda değil sanki her gece açıklanan virüs bulaşan sayısı, ölenlerin çoğalması. Asker uğurlamalarının hınca hınç yapılıp halay çekmeye dek sürmesi, Belgrad Ormanı’na, sahillere akınlar, mangal partileri gırla gidiyor. Açık havada bir şey olmaz düşüncesi baskın biraz da bunda. Halbuki öyle değilmiş. Kalabalık olan her yer riskliymiş. Avrupa’da kasa kuyruklarının arası bile belli aralıklarda kırmızı noktalarla sabitlenmiş.
 
Umre ibadetinden dönenleri takip oldukça zor. Karantina altına alınmadan dolaşanlar, onlara ziyarete gelenler, mevlitlere katılanlar deyince halka yayıldıkça yayılıyor. Belediyelerin yaşlılar oturmasın diye kaldırdığı banklar da fayda etmeyince 65 yaş üstü için koyulan sokağa çıkma yasağı bence isabetli bir karar. Aslında tüm yurtta, tüm yurttaşlar için olmalı bu uygulama diye düşünüyorum. Yoksa insanlarla yaş gruplarına göre başa çıkmak zor. Zaten toplumda bir yaşlı fobisi oluşmuş durumda. Bilmiyorum sokakta 65 yaş üstü birini görünce ne yapılacak? Yaşlı ihbar hattı kurulduğunu okudum. Ve sosyal medyada çok kötü söylemler.  Esefle kınıyorum. Vur deyince de öldürmeyelim yalnız.
 
Zor, çok zor günlerdeyiz. Her akşam yapılacak açıklamayı beklemek, sonra dövünmek kolay değil. Bir yandan aklımız evlatlarımızda. Yurt dışında olanı var. Hoş şehir içinde de olsa görüşmek imkânsız ya. Riskli çalışma gruplarında olanı var. Defalarca edilen tembihler, dualarla geçiyor günlerimiz. Ne ekrana, ne gazeteye bakmak istemiyoruz aslında. Bir yandan da takıntı hastası olduk sayılır. Alışverişte eldiven takmak, marketten gelenleri yıkamak. Örneğin ben eve su aldığımda bile bir tuhaf oluyorum. Birkaç gündür kapımıza her sabah bırakılan gazeteye taktım üstünde virüs var mıdır acaba diye. Büyük bir kısım böyle toplumda. Buna da sosyal medya gruplarımda tanık oluyorum. 
 
Nikâhlar konuksuz yapılıyor, camiler kapatıldı. Kafeler de. Ama maşallah pastaneler, börekçiler dolup taşıyor. Bu umursamazlık böyle devam ederse 65 yaş üstü için alınan önlem de boşa gider. Çünkü onlara dışarıdan virüs taşıyacak gençler orada, burada gezmeye devam ediyorlar. Virüsün gençleri etkilemeyeceği diye bir şey söz konusu değil zaten. Yazımı kaleme aldığım saatte 947 vaka, 21 can kaybı haberi geçti ne yazık ki.  Oysa dün bu sayı 670 vaka 9 can kaybıydu. Bu hızlı yayılım ve sonuçlara bakarak aklımızı başımıza almalıyız. 
 
Evde kalmak, dışarı çıkamamak tabii ki zor. Durumun avantajlarını kullananlar memnun aslında. Daha çok üretiyorlar. Ama mahsur kalmamın psikolojisini bozduğu kişiler için durum hiç de öyle değil. Dediğim gibi ya temizliğe sarıyorlar kendilerini iyice, ya da tüm gün akşam gelecek haberleri, sevdiklerinin durumunu düşünüp duruyorlar.
 
Yukarıda yazdıklarımdan anladığınız gibi ben de o psikolojisini kontrol altına alamayanlardan biriyim aslında. Büyük oğlu Almanya’da, ortanca oğlu markette çalışan bir anne olarak ilk başta evlatlarım hassasiyetim. Sonra ülkem, insanı. Bu salgın dursun en kısa zamanda istiyorum herkes gibi. Onun için de, bizim için uğraşanların görevlerini kolaylaştırmak amacıyla kurallara uyarak yaşamayı öğrenmeliyiz. Bana, bize bir şey olmaz zihniyetini terk etmeli, inatla ben yaparım, ben giderim, çıkarım, ederim söz ve davranışlarından vazgeçmeliyiz.
Ben 63 yaşındayım. Astım hastasıyım. 11 Mart’tan beri adımımı kapıdan dışarı atmadım. 90 yaşında annem ve küçük oğlumla yaşıyorum. Oğlum işine gidip gelirken her gün 12 kilometre yol yürüyor araca binmemek için. Bizi korumak amaçlı yapıyor bu fedakârlığı. Keşke herkes bu kadar duyarlı olsa. Tabii ki illa yürümek gerekmiyor ama önlem almak şart. Herkes üstüne düşeni yaparsa bu virüsün önünü kesebiliriz.
 
Geçen gün aklıma rahmetli babamın elektrikler kesildiğinde bizimle oynadığı bir oyun geldi. Ellerini çeşitli şekillere sokarak duvara yansıyan gölgesinde bir sürü hayvan canlandırıverirdi art arda. Biz de hayretle bakardık onlara. Şimdi, ülkemizde elektriğin kesildiğini varsayalım. Duvarlarında art arda gelen virüs gölgeleri kol geziyor.  Şaşkınız… Ama elektrik mutlaka geri gelecek ülkemize değil mi? O gölgeler de anılarımızda kalacak.
Ne dersiniz?
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  23.3.2020
İzlenme:  438
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
DEĞNEĞİN UÇLARI Sevgi Ünal [ 14.6.2019 Devamı
EKREM AĞABEY Sevgi Ünal [ 10.6.2019 Devamı
SURİYELİ DEĞİLİM Kİ TATİLE GİDEYİMSevgi Ünal [ 3.6.2019 Devamı
TARİHE GEÇECEK RAMAZANSevgi Ünal [ 27.5.2019 Devamı
DÖRTTE BİRSevgi Ünal [ 8.5.2019 Devamı
HODRİ MEYDANSevgi Ünal [ 5.5.2019 Devamı
SABIR NEZAKET ONURSevgi Ünal [ 17.4.2019 Devamı
DÜNYA BİR TİYATRO SAHNESİSevgi Ünal [ 28.3.2019 Devamı
AMA BİZ KADIN OLURUZSevgi Ünal [ 8.3.2019 Devamı
MİDYE KABUĞU SARMALISevgi Ünal [ 13.2.2019 Devamı
BİREYSEL SİLAHLANMAK SİYAHLANMAKTIRSevgi Ünal [ 8.2.2019 Devamı
KOLTUKTAKİ YAPIŞKANSevgi Ünal [ 30.1.2019 Devamı
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZSevgi Ünal [ 13.1.2019 Devamı
UMUTLA YAKA PAÇASevgi Ünal [ 31.12.2018 Devamı
ŞİFRE DEVRİSevgi Ünal [ 28.12.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

NE YENİ OSMANCILIK NEDE NEO KEMALİZM
Hüseyin TOPRAK

BÜYÜYORUZ…
M. Yahya EFE

Peçiç oyunu
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Alev YILDIRIMCI

Serzeniş
Ahmet GÖKSAN

ZEMİNİN ORTAĞI
Ayten YAVAŞÇA

GÜNEŞ İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ ÜZÜMLERİN AŞKI!
Harika ÖREN

DUA TEPE’yi dinliyorum.
Metin Mercimek

SAĞLIK İHMALE GELMEZ, PANDEMİ DEVAM EDİYOR
Belma Demir AKDAĞ

ŞİMDİ GÜNDEM NE?
Nevin BALTA

26 Eylül Türk Dil Bayramı’nın 89. Yılı
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Arzu KÖK

Geleceğini Vuran Ülke Arzu KÖK
Dr. Doğan KUŞMAN

KURANI KERİMİ OKUMAK DEĞİL YAŞAMAK LAZIM!
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Handan ÇÖLAŞAN

Yine günlarden bayram
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !
Şahika ÖNER

LAVANTANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
Fevziye ŞİMDİ

KÜRESEL ISINMA VE SERA ETKİSİ
Oktay ZERRİN

ŞİDDET ŞİDDETİ DOĞURUR !
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Samet Şimşek

Parçalanmış bir toplumda GENÇ olmak
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam