Kilis Yardımlaşma derneği 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı
 

 

 

  

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

Mehmet Temel ile röportaj


DEVAMI 

magazin

 

İPEKÇİ DEFİLESİ ve THALİA AWARDS

Devamı

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  27687774
Bugün Ziyaretçi :  389
Aktif Ziyaretçiler :  68

PAYANDAM

 


baykuş uğultusuna bulanmış gecelerde

selviler fısıldaşıyor birbirleriyle

beyaz bir taş işleniyor bir mermercinin elinde

âdet edinmiş gök bir kez her gece yarılmayı

yolladığı siyah kanatların ürpertisi dolduruyor odaları

ocağımızı mimlemiş orak

hasat mevsimi tutturmasında

toprağı ağaçla sevdim hep

yeşili de ağaçta

o zaman bu yeşil örtü de ne

dolanıp duruyor ipotekli yaşamımda

tut elimden baba

beni bırakma

yıkılmasın gök üzerime

tek payandam sensin

bunu unutma

Evet “payandam” dedim babama. Her gece “Beni bırakma,” dedim. Çaresizce, korkarak geçen günler, geceler. Bana yukarıdaki dizeleri yazdıran. Ama ne oldu…

BIRAKTI…

Gök yıkıldı üzerime. Hayatımda tanıdığım tek adam gibi adam gitti. Çok uzaklara. Daha önceki yazılarımdan birinde yazmıştım. Tapusu annemin ailesine ait olduğu için evimizin karşısındaki mezar yerimize annemin tüm yakınları defnedildiği halde babam, yani eşi kabul edilmedi. Çok uzaklardaki bir mezarlıkta yer verildi. Her şey bu kadar keskin olmamalıydı. İnsanlık kalmamış.

Aynı durumu hastaneye kaldırdığımızda yaşamıştık. “Yer yok, özel hastanede yoğun bakıma kaldıracağız,” dediler. Özel hastane deyince daha iyi bakılır sanmıştım. Beş dakikalık ziyaretlerinden birine gitmek için bindiğim taksinin sürücüsü “Oraya sağ girenin ölüsü çıkar, niye oraya yatırdınız?” dediğinde içime düşen kurdu o gön görüştüğüm doktorunun “Bir iki güne çıkarırız,” sözleriyle defetmiştim. Gittiğimde babam titreyip duruyordu. “Şekerini ölçün, belli ki düşmüş,” dedim. Hemşirden“Saat 1 de ölçtüm,” yanıtı alınca “Ben iki saatte bir ölçüyordum evde, ölçün,” dedim ve şekerin düştüğü ortaya çıktı. Ayrılırken babama “ Kendini iyi hissetmediğinde hemşireyi çağır,” dedim. Gözleriyle “Olur,” diye işaret etti saat 3’tü ayrıldığımda. Saat akşam 8’de gelen telefon “Babanız öldü,” diyordu.

Ben evde olsam da bir bakıcı tutmuştuk son dört ayında. Çünkü zayıf da olsa babam, yatağa bağımlı olduğundan kaldırmak, bazı ihtiyaçlarını gidermek beni zorluyordu artık. Haberi aldığımda şok oldum. Bakıcımız iri yarı Özbek bir kadındı. Hani o babasını kaldıramayan kadın, ben var ya o bakıcıya nasıl sarıldım, nasıl dövündüm göğsünde, nasıl sağdan sola attım

kadıncağızı o üzüntüyle bugün bile hayretler içindeyim. Ne zormuş, ne zormuş! İki üç gün sonra çıkar diyorlar akşama öldü haberi geliyor. Kesin şekeri düştü ve bakmadılar babama. Alacağını aldı devletten özel hastane. Hayatından bezmiş çalışanları babamı da hayatından ettiler.

Babam öyle bir ölümü hak etmiyordu. Onca yıl devlete hizmet eden, dişinden tırnağından arttırdığı ile sırtında çimento taşıyarak ev yapan, para biriktirecek diye hayatında tatil nedir bilmeyen babam.

Her şey boş bu hayatta. Daha önce yazdığım babamla ilgili yazılarda da ağlamıştım ama bu yazımı yazarken yazdıklarımı göremeyecek durumdayım.

Bir şiirim var, onunla yazımı sonlandıracağım. Okuyan herkes sanırım onu bir aşk şiiri sanıyor. Aslında aşk şiiri. Üç kalp krizini art arda geçirip yoğun bakıma kaldırıldığı devlet hastanesinin (Yukarıda bahsettiğim hastane olayından önce, o gece acile gelenlerin hepsi ölmüş babam üç kriz geçirmesine rağmen bir ay sonra hastaneden çıkarak üç yıl daha yaşadı) banklarında ondan gelecek haberi beklerken yazıverdiğim babama aşkımın şiiri.

önce adlarımız karışsın adın adım olsun adımsa senin adın sonra da sokak çocuğu olalım birbirimizin bakmayalım aç karnımıza yeter ki sevgimiz doysun hesap verelim birbirimize iki kere iki eşittir dört keskinliğinde sen kare ben eşittir aşk gerçeği çıksın artılar kelepçelesin ellerimizi peynir ekmek katıklığında sev beni hiç eksilmeden uzun yıllara böl sevgimizi

Evet, uzun yıllara dedim. O anda tüm arzum babamın sevgisiyle hemhal olacak uzun yıllar geçirmekti. Ne yazık üç yıl sürdü. Herkese babasıyla geçireceği uzun yıllar diliyorum, bu şiirimdeki aşk ile. Hayatta olmayan, gönüllerde yaşayan babalarımızı da Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.

 

Ceyda Sevgi Ünal

 
 
 
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  19.6.2022
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
HAKKI & HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
14. YIL KUTLU OLSUNSevgi Ünal [ 9.11.2022 Devamı
KADINSAN RAHAT YOKSevgi Ünal [ 21.9.2022 Devamı
STETOSKOPLAR KANLANMASIN ARTIKSevgi Ünal [ 12.7.2022 Devamı
ÜÇ HARFLİLERLE ÇALIŞANLARSevgi Ünal [ 14.6.2022 Devamı
ÖLÜMÜN KAREKODUSevgi Ünal [ 26.5.2022 Devamı
23 NİSAN’IMSevgi Ünal [ 23.4.2022 Devamı
BİBER DOLMASISevgi Ünal [ 11.4.2022 Devamı
14 MART TIP SUSKUNLUĞUSevgi Ünal [ 14.3.2022 Devamı
KADINMIŞIMSevgi Ünal [ 7.3.2022 Devamı
REZİDANSTAN MAHALLE ARASINASevgi Ünal [ 22.2.2022 Devamı
REZİDANS KADINIYIM ARTIKSevgi Ünal [ 5.1.2022 Devamı
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
CORONALI BAYRAMLARSevgi Ünal [ 29.7.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
SİYANÜRLENEN HAYALLERİMİZ Sevgi Ünal [ 4.8.2019 Devamı
BODRUM KARANLIĞI YÜREKLİLERSevgi Ünal [ 27.7.2019 Devamı
O AYAKKABI İSTANBUL’UNSevgi Ünal [ 11.7.2019 Devamı
İSTANBUL GERÇEK SEVGİYE LÂYIKSevgi Ünal [ 25.6.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ALMANYA'NIN HATASINI TÜRKİYE TEKRARLAMAMALI
M. Yahya EFE

THM Koroları ve Kilis Türküleri
Hüseyin TOPRAK

BU İŞLER BÖYLE GİTMEMELİ…
Harika ÖREN

Sonbahar Rüzgarları
Belma Demir AKDAĞ

İNSANİ YOKSULLUK
Ahmet GÖKSAN

YAPININ YENİLENMESİ
Sevgi Ünal

HAKKI & HAKİYE
Münevver ÖZCAN

BÜTÜN BABALAR AYNI BİLİRDİM. ANLADIM Kİ DEĞİLMİŞ…
Metin Mercimek

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNܒNÜN ÖNEMİ
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Arzu KÖK

Gençler!...
Fevziye ŞİMDİ

HAYATIMIZLA OYNUYORLAR !
Günseli RUMELİOĞLU

GÜNDEMİN İZLERİ
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Nevin BALTA

Harf Devrimi’nin 94. Yıl Dönümü
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam