Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  

 



 
14 MAYIS'TAKİ SEÇİMLER İÇİN 6 ADIMDA OY

KULLANMA REHBERİ



 
DEVAMI

 

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.


KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI FİLM ARŞİVİ

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  28482410
Bugün Ziyaretçi :  3212
Aktif Ziyaretçiler :  3212

CORONALI BAYRAMLAR
 
 “Hadi kalk, bayram sabahı uyunmaz “sözleriyle başlardı küçükken her bayramım.  Kadınların meşhur bayram temizliği haftası annem için de geçerli olduğundan tüm haftanın yorgunluğu üstünde olan annemi kızdırmaya gelmezdi. 
 
O zamanlar konfeksiyon diye bir sektör olmadığından annem kardeşimle benim bayram elbiselerimizi aylar öncesinden dikmeye başlardı. Elinde hangi kumaş varsa onu kullanırdı garibim. Kloş etekli elbiseler daha sonra sarkmasın diye duvara bir müddet asılırdı. Ben beğenmediğim bir elbiseyi hayatta giymek istemez daha dikilme aşamasında bunu belirtirdim. Çaresiz kadıncağız gelen gidene duvardaki yarı bitmiş elbiseyi gösterir “Allah aşkına şunun nesi var, gül gibi kumaş” diyerek sızlanırdı.
 
Bayrama birkaç gün kala annemlerin yatak odasından taşan konuşmalara tanık olurdum. “Ama olmaz ki hiçbir bayram çocuklara yeni ayakkabı alamıyoruz”  sözleri geçen konuşmalardı bunlar. Annem nasıl oluyordu da babama böyle sesini yükseltiyordu hayret ediyordum. Zaten biraz sonra babamın gür sesinden “Kes artık!” sözcükleri öyle bir çıkardı ki çarptığı kapının sesini bastırırdı. Annemin içine bu konu hâlâ dert olmuştur. Her bayram söyler. “Baban bayramlarda dedenlere para yolladığı için size yeni ayakkabı alamadım, “diye.
 
Bayram sabahı el öpme seremonisiyle başlardı. Önce biz küçükler anneannemin, annemin, babamın ellerini öperdik. Sonra da annemle babam anneannemin elini öperlerdi. Daha sonra da annem, babamın elini her zamanki gibi. İçim bir tuhaf olurdu. Bir türlü kabul edemezdim bunu. Küçücük isyankâr yüreğin bugünkü hali o zamanlardan belliymiş meğerse. Büyüdükçe annemin el öpmesine engel olmaya çalıştım. Babam vefat edene kadar devam eden bu davranışını annem,  “Benim gibi olsaydınız şimdi böyle dul kalmazdınız” diye saçma bir gerekçeye bağlar durur.
 
Sülâlenin en yaşlısı olan anneannemi ziyaret etmek isteyen akrabalarımız sabahın erken saatinden itibaren gelmeye başlarlardı. Tel kadayıf… Annemin bayram tatlısı. Hiç şaşmazdı. Her bayram,  her bayram. O zamanlar tiksinip yemediğim bu tatlı, şimdi çekinerek tadına baktığım tatlı oldu. Uzak illerden gelen akrabalar da olurdu. Soğuk kış bayramlarını hiç sevmezdim. Evin bir odasında yanan sobanın başında oturmak varken “Onu getir Sevgi, bunu getir Sevgi!” ünlemeleriyle Sibirya soğukluğundaki mutfağa gitmek zorunda kalmak gücüme giderdi.  Bayramın son günü artık misafir akını azaldığından akraba ziyareti sırası annemle babama gelirdi. Ben hiç onlarla gitmek istemezdim. Kaç gündür zorla giydirilmiş bayramlığımla zaten gelen misafirlere rezil oldum, bari başkaları görmesin diye düşünürdüm hep.
 
Bayramlar yıllar içinde böyle devrildi gitti. Ülkem ne bayramlar gördü. Bayram demek gencecik asılan oğulların, terör kurbanı evlatların, maden ocağı şehidi babaların, kocaların, mezarını ziyaret etmek oldu bazılarımıza. Bazıları da hiç uğramadı bile anasına babasına; ver elini tatil oldu onların bayramı. Bekleyenlerin kapılarda, pencerelerde kaldı gözleri. Benim hayatımda ise çocukluğumdaki sevmediğim bayram tantanası önce kimin ailesine gidilecek sıkıntısında devam etti durdu.  
Sonra parasızlık iyice avucuna aldı bizi. Artık bayramlarda götüreceğimiz iki kutu çikolata bile boşuna yapılacak masraf listesinde yer aldı. Hele yeğenlere verilecek bayram harçlığı eşimle aramda hep sorun oldu. Şimdi otuz yaşında olan oğlum “Siz bize hiç bayramlık almadınız,” diye serzenişte bulununca o zamanlar erkek çocuk anlamaz dediğim çocuk ruhunun, erkeği kızı olmadığını geç de olsa anlattı bana. 
  
Şimdi o yıllara bakınca tüm bu paylaştıklarımdan bazılarının aslında ne kadar boş olduğunu görüyorum. Aklımda iki bayramın büyük burukluğu hep yaşar. Biri Ergenekon başlığı altında 2013 yılında bayram öncesi verilen müebbet ve ağır hapis cezaları. Geride kalan eşler, çocuklar. Diğeri ise 2014 yılında Filistin’de yaşananlar. Bombalarla kanatlanıp göğe uçan yüzlerce çocuk. Gözü kaleminde defterinde göğe takılı kalarak. Küçükken bayramlarda benim mızmızlandığım tatlıdan bir çatal yiyemeden, beğenmediğim giysi gibisini giyemeden.
 
Günümüze gelirsek; işte bir bayram daha geldi. Bu kez bayram Coronalı. Kesinlikle bayram ziyaretlerinin yapılmaması gerekiyor ama salgının en pik olduğu, sokağa çıkma yasağının uygulandığı geçen bayramda bile apartman içi bayramlaşmalar yapıldı. Tatlılar alındı, verildi. Şimdi yasak da yok. Artık yollarda dana kovalayanlar mı ararsınız, kan gövdeyi götürmüş sokaklar mı? Yetkililerin uyarısı bayram ziyaretlerinin yapılmaması ama herkeste bir rehavet var. Düğünler tam gaz devam ediyor. Alınan sözde önlemler komik ötesi. Sanki salgın bitmiş gibi bir hava var tüm ülkede. Maskeler zorla, o da kolda taşınıyor. Artık sıcaktan mı desek, yoksa umursamazlıktan mı desek ne desek bilmem ama bu vurdumduymazlığın acı dönüşünün sonbaharda olmamasını diliyorum hep.
 
Şimdiki çocuklar, gençler, yaşlandıklarında ‘bizim zamanımızdaki bayramlar’ diyerek konuşmaya başladıklarında Corona’ya önemli yer verecekler. Sevmedikleri bayramlar arasına girecek bu Coronalı bayramlar. 
 
Beni soracak olursanız; Coronalı, Coranasız ben zaten bayramları hiç sevemedim. 
 

 

Ekleyen:  Sevgi Ünal
Tarih:  29.7.2020
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Sevgi Ünal Yazıları
ÖLÜMÜN DE HAYIRLISI Sevgi Ünal [ 7.4.2023 Devamı
Ölümün de HayırlısıSevgi Ünal [ 23.3.2023 Devamı
UMUT YILISevgi Ünal [ 1.1.2023 Devamı
KIZ DOĞDUSevgi Ünal [ 10.12.2022 Devamı
HAKKI & HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
HAKKI&HAKİYESevgi Ünal [ 20.11.2022 Devamı
14. YIL KUTLU OLSUNSevgi Ünal [ 9.11.2022 Devamı
KADINSAN RAHAT YOKSevgi Ünal [ 21.9.2022 Devamı
STETOSKOPLAR KANLANMASIN ARTIKSevgi Ünal [ 12.7.2022 Devamı
PAYANDAMSevgi Ünal [ 19.6.2022 Devamı
ÜÇ HARFLİLERLE ÇALIŞANLARSevgi Ünal [ 14.6.2022 Devamı
ÖLÜMÜN KAREKODUSevgi Ünal [ 26.5.2022 Devamı
23 NİSAN’IMSevgi Ünal [ 23.4.2022 Devamı
BİBER DOLMASISevgi Ünal [ 11.4.2022 Devamı
14 MART TIP SUSKUNLUĞUSevgi Ünal [ 14.3.2022 Devamı
KADINMIŞIMSevgi Ünal [ 7.3.2022 Devamı
REZİDANSTAN MAHALLE ARASINASevgi Ünal [ 22.2.2022 Devamı
REZİDANS KADINIYIM ARTIKSevgi Ünal [ 5.1.2022 Devamı
DİKEN ÜSTÜ Sevgi Ünal [ 14.9.2020 Devamı
GEYİK MUHABBETİSevgi Ünal [ 17.7.2020 Devamı
BEN BİR KORKAĞIM Sevgi Ünal [ 22.6.2020 Devamı
BABALAR EVİMİZİN DİREĞİDİRSevgi Ünal [ 20.6.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
SÜTYENİMDEN YAPSAM Sevgi Ünal [ 8.4.2020 Devamı
DEFOL CORONA Sevgi Ünal [ 23.3.2020 Devamı
SUSMA KADINSAN KONUŞMAN GEREKSevgi Ünal [ 8.3.2020 Devamı
YAŞLININ KUM SAATİ Sevgi Ünal [ 6.2.2020 Devamı
KANAL TEDAVİSİ Sevgi Ünal [ 1.1.2020 Devamı
ÖĞRETMEN OLMAKSevgi Ünal [ 24.11.2019 Devamı
BİREBİR ON BİRSevgi Ünal [ 8.11.2019 Devamı
SESSİZ AYAKKABILAR YÜRÜYÜŞÜSevgi Ünal [ 20.10.2019 Devamı
HADİ SALLANMAYALIMSevgi Ünal [ 27.9.2019 Devamı
KÜRKÇÜ DÜKKÂNI Sevgi Ünal [ 18.9.2019 Devamı
EYLÜLE SİTEMSevgi Ünal [ 1.9.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  5  6  7  8  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

SEÇİMLER TÜRKİYE'NİN EKSENİNİ BOZUYOR
M. Yahya EFE

Eğitimin Önemi
Hüseyin TOPRAK

“BEN DEMİŞTİM” ÇIKMAZI…
Harika ÖREN

20. Yüzyılın Büyük Aşkı
Belma Demir AKDAĞ

ÜLKEMİZ İÇİN YİNE YENİDEN
Ahmet GÖKSAN

VİCDANIN ÇALIŞMASI
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Sevgi Ünal

ÖLÜMÜN DE HAYIRLISI
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Metin Mercimek

DEPREM KORKUSU 
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Fevziye ŞİMDİ

ANADİL VE ANADİL EĞİTİMİNDE MASALLARIN ÖNEMİ
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de

>>>>>>>>>>>>>>>>>>
 



 

 


>>>>>>>>>>>>>>>>>
 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam